Revolution Wind, Federal İzin Krizini Aşarak Rhode Island Açıklarında Tam Kapasiteye Ulaştı

Revolution Wind, Federal İzin Krizini Aşarak Rhode Island Açıklarında Tam Kapasiteye Ulaştı
Özet bulunamadı.

Danimarkalı enerji şirketi Orsted, 5 Kasım’da Rhode Island kıyısı açığındaki 704 megavatlık Revolution Wind rüzgar santralinin tam kapasiteyle elektrik üretimine başladığını duyurdu. Santraldeki 65 türbinin tamamı artık nominal güçlerinde çalışıyor. Bu gelişme, ulusal güvenlik gerekçesiyle verilen bir federal durdurma kararının neredeyse tamamlanmış projeyi askıya almasının ardından, bir mahkeme kararıyla inşaatın yeniden başlamasıyla sonuçlanan yaklaşık bir yıllık hukuki sürecin sonunu işaret ediyor.

Denizde çözülen bir hukuk mücadelesi

Revolution Wind, Orsted ile Global Infrastructure Partners’ın (GIP) portföy şirketi Skyborn Renewables arasında yüzde 50-50 ortaklıkla yürütülen bir proje. Türbinlerin büyük bölümü zaten kurulmuşken, ABD Okyanus Enerjisi Yönetimi (BOEM) 2025 yılında, ayrıntıları kamuoyuyla paylaşılmayan ulusal güvenlik kaygılarını gerekçe göstererek çalışmaların durdurulmasını emretti. Revolution Wind, Trump yönetimi döneminde benzer incelemelere tabi tutulan birkaç Doğu Kıyısı açık deniz rüzgar projesinden biriydi; listede Coastal Virginia Offshore Wind, Sunrise Wind, Empire Wind 1 ve Vineyard Wind 1 de bulunuyordu.

Bir federal yargıç, inşaatın devam etmesine izin veren bir ihtiyati tedbir kararı verdi ve Orsted, çalışmaların geçen Eylül ayına kadar sürdüğünü, bu tarihte 65 türbinin sonuncusunun da kurulduğunu bildirdi. Şirket, sonraki haftalarda santrali önce kısmi, ardından tam kapasiteye çıkardı ve Kasım ayı başında nominal gücün yüzde 100’üne ulaştı.

704 megavat, iki eyalet

Santraldeki 65 adet Siemens Gamesa 11 megavatlık türbin, Rhode Island’daki Point Judith açığında yaklaşık 15 deniz mili uzaklıkta konumlanıyor. Üretilen elektrik, 20 yıllık iki ayrı elektrik alım sözleşmesi (PPA) kapsamında paylaştırılıyor: Rhode Island’daki National Grid’e 400 MW, Connecticut’taki Eversource ve United Illuminating şirketlerine ise toplam 304 MW satılıyor. İnşaat başlamadan yıllar önce imzalanan bu sözleşmeler, Revolution Wind’i sıradan bir Orsted projesinden öteye taşıyarak ABD’nin açık deniz rüzgar enerjisi programının bir gösterge projesi haline getiriyor; çünkü iki eyaletteki dağıtım şirketleri ve tüketiciler, bu kapasitenin şebekeye girmesini bekliyordu.

Revolution Wind, bu yıl benzer izin gecikmeleriyle karşılaşan South Fork Wind ve Vineyard Wind 1’in ardından tam kapasiteye ulaşan üçüncü büyük ABD açık deniz rüzgar santrali oldu.

Gecikmenin maliyeti

Durdurma süreci şirkete maliyetsiz olmadı. Orsted, 2026’nın ilk dokuz ayında Revolution Wind’e bağlı olarak 1,2 milyar Danimarka kronu (yaklaşık 170 milyon dolar) değer düşüklüğü zararı kaydetti; şirket bu tutarı büyük ölçüde zorunlu durma dönemine ve ardından gelen davalara ait finansman ve takvim maliyetlerine bağlıyor. Empire Wind 1 projesinde paralel bir hukuki itirazla karşı karşıya kalan Equinor’un davası ise, orijinal kararın arkasındaki inceleme süresinin sona ermesiyle konusuz kaldığı gerekçesiyle reddedildi.

ABD’de hâlâ askıda kalan açık deniz rüzgar projeleri

Revolution Wind’in tam kapasiteye ulaşması, ABD’deki açık deniz rüzgar enerjisi anlaşmazlığının tamamını çözmüyor. Yönetim, halihazırda izin verilmiş üç farklı açık deniz projesinin iznini yeniden değerlendirme seçeneğini korumak amacıyla ayrıca federal mahkemelere başvurdu; Ekim ayında da Bölüm 232 ticaret yetkisi kapsamında rüzgar türbini ithalatına yönelik bir ulusal güvenlik incelemesi başlattı. Bu süreç doğrudan bir yasaktan ziyade gümrük tarifelerine yol açabilir. İnşaatı sürmekte olan geliştiriciler için Revolution Wind’in sonucu bir emsal oluşturuyor: bir durdurma emri mahkemede bozulabilir, ama bunun bedeli gecikme, ek maliyet ve sonunda bir şekilde bilançoya yansıyan proje ekonomisi zararı olarak ödeniyor.

Rhode Island ve Connecticut için daha acil sonuç ise arz güvenliği: her iki eyaletin kaynak planlamasında hesaba katılan 704 MW’lık kesin ve sözleşmeli açık deniz rüzgar kapasitesi, Orsted ve ortaklarının projeye yönelik nihai yatırım kararını almasından iki yıldan fazla bir süre sonra artık elektrik üretiyor.

Kaynaklar: Orsted, Revolution Wind’in ticari işletmeye girişine dair basın açıklaması, 5 Kasım 2026; Rigzone, “Orsted Reaches Commercial Operation at Revolution Wind,” 6 Kasım 2026; Rhode Island Current, “Third major US offshore wind farm is now fully operational,” 5 Kasım 2026; POWER Magazine, “Revolution Wind Offshore Wind Project Enters Commercial Operation.”

İlgili içerik: The Daily Energy, ABD Adalet Bakanlığı’nın Revolution Wind’in iznini iptal etme girişimini ve Orsted’in sahiplik yapısını ve proje portföyünü daha önce haberleştirmişti.

Temsilî görsel. Fotoğraf: kaʁstn Disk/Cat, CC BY-SA 3.0 de, via Wikimedia Commons — source

Bir Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Benzer Yazılar